8 Şubat 2008 Cuma

Al beni yar götür buralardaaan...

şimdi dur bi dur,önce şarkıyı içinden mırıldanmaya başla..

ben bunu söylüyormusum güya sevdiceğime.. e o da beni sever,beni hoop kondursun "denizi kız, kızı deniz,sokakları hem kız hem deniz kokan şehir"e...
cok bişey istemiyorum; biraz kordonboyu,biraz keyif,manzara.. sohbete bahane olan güzel bi yemek.. Oturayım fil pizzanın yanındaki Starbucks'a,kış güneşi gözüme girsin,palto üstüne güneş gözlüğü konsepti..yudumlarken kahvemi;yeni nesil gençlerin neden bu kadar çıtır ve güzel oldugunun kıskançlıgını tekrar ve tekrar yorumlayayım..belki şımarırsam sevdiceke aldırtılmıs kahve yanı bir kek.. belki de kalori'yi bol malzemeli kumruya saklamalı..hemen arka sokaktaki dans okuluma mı ugrasam,biraz müzik dinleyip,dansedememenin hüznünü mü yaşasam..
Çete'yi unutmamak gerek,yeni ev gezmesi yapabilirim,ya da bi ofis baskını,göbeğime bikaç pıtpıt,aa nekadar büyümüşün şaşkınlığı,biraz fotograf..

Çok bişey istemedim..
İzmir'in havasını solusam yeter.. deniz kenarına bir bankta,saçlarım uçarken,sevdicek+eco+minik üçlemesi...Daha ne istenir ki.. (çok şükür)

Hiç yorum yok: