30 Eylül 2008 Salı

kriz masası

herşey güzel başlamıştı,ılık bir sonbahar akşamı,yağmur hafif atıştırırken girdik Agu'dan içeri..

kendi yerimiz gibi benimsedigimiz kafede bikaç masayı işgal edip,bebelerden fırsat buldukça sohbete dalıyorduk.. ee ege'de uykuya tabiki..saat hiç şaşmaz.

herşey güzel,muhabbet iyi.. derken bir ciyaklamayla başladı..

karanlıkta emzir(eme)me ve uyutma mücalelerine,gitgide yükselen cığlıklarla cevap verdi..

iş çığrından çıkmaya,annelik içgüdüsü duygusallaşıp,heyecandan ellerin titremesine kadar gidince,oradan kalkmanın zamanı geldiğini anladık..

kaçarak ayrılmak istedik ..de.. yağmur oldu mu sağnak..

arkada çatlayıncaya kadar ağlayan biri bebe,yanında benden daha tecrübeli anne-seço,yanında ablamız duruyu kucaklayan chemist-ayşo..

ege'den korkan duru'da başlayınca ağlamaya önde oturan asu kasılıp kalmış..

bana bi güç geldi dicem,o yağışta ve stres altında nasıl eve getirdim arabayı bilmem..

peki sonra noldu?

çığlık çığlığa ege,yatağına değdigi an gülücüklere başladı..

ahh ahh..

boğa' mısın nesin..şuncacık haliyle bizi parmağında oynattı ya ne diyim..

not not: eve varış sırasında ay ve seç'in türlü akrobatik pozisyonlara soktukları ege arada bi sustu.. bebeği hiç böle görmeyen ece şaşkındı..daha sonra kriz anlarına azıcık tecrübesi olsun diye ayşo'ya uygulamalı olarak anlattırıldı..yine de heyecanlanabilirim...

Hiç yorum yok: