30 Ekim 2008 Perşembe

Marş marş ileri ileri!!

Atatürkçü gençliğin en taze temsilcisi..
sabah marşlarla uyandı,cocukluktan beri öğrendigim ne varsa söyledim,bunlara ilkokul ve lisemin marşı da dahil :)
yüzünde şaşkınlıkla gülümse ,benim ritmik hareketlerimi izledi..
bugun iş var mı? yılların Yeşilege'lisi hiçbir resmi tatilde izin yapmamışken,bu sene kafa izni yapasım geldi..
iyi,hoş.. ama patroncuka haber veren kim..


görümce-börülce ikilisi ve yeni jenerasyonumuzla bayram izlemeyi gittik,kalabalığa karıştık..(bu durum dede turgut'tan sır gibi saklandı,mikrobik,alerjik bi durum akla bile getirilmeyerek hastalıklardan korundu)

bando takımı,askerdi,tanktı derken,zır telefon.. o gürültüde konusmaya çalıştım..(ege'yse o seste coktan uyku diyarındaydı)
patroncuka "aa bugun tatil degilmiydi " saflıgına yattım.. Yemedi :)
sonraki telefonda "ama işyerleri için öğleye kadar açmak yasakmış" ayağı yaptım.. Yemedi:)
paşa paşa evin yolunu tut-ma-dım..seyyar bilgisayarla işi geçiştirdim..
kızlarla buluşup taze bebek kutlamasına gittik.. minik ufak ellere şaşkınlıkla baktım,ege'de bu kadar minikmiydi dedim.. 'yoo o hep böyleydi' gibi geldi..
çıkışta Turgut'lar çok özledi diye egosu onlara bıraktım ve dogumdan beri ilk defa o'nsuz -keyif icin- dışarı cıktım. biraz kahve keyfi sonunda telefonda 'acıktı buu' ile kostura kostura buluştuk ego'mla..

ya anlayamadıgım bişey.. Ege'yi sevenler doluyken etrafında o radarlarını acıp da nasıl buluyor yaşıtını,ve nasıl takibe alıyor.. şeker Duru nasıl seviyor 'gelecekteki best friendini'

ve bu öpme olayı onlar arasında bir şifremidir.ege ona sarılsın,o elinden öpsün..

Hiç yorum yok: