22 Ocak 2009 Perşembe

ege'ye hayran ege..

o daha portakalda vitamin,annesinin yüzünde bir tebessümken..
anne ege'ye hayran,
her sabah deniz manzaralı durağında,otobüsünü bekler..hayallerindemiydi ki seyrettiği denizin adında bir miniği olacağından..
aklında,geleceğinde buranın önemli bir yeri olacağını düşündü hep..
ama bu şehirde yaşar sanıyordu kendini,yine her sabah camından deniz kokusu sızacaktı,hep ılık,hep bahar olacaktı.insanların yüzündeki samimiyetle ısınacaktı belki bu şehir..
olmadı..
içinde tutamadı anne,daha bebesi karnında bir noktayken aşıladı ona bu sevgiyi..bahane ettı ziyaret için bu şehri..içten korkuyordu,miniğin bu gezilerde kendini kısıtlayacağından.. utanmadı,sordu kocasına daha karnı küçük bi tepecikken;
bebemle de çıkıp gelicem,yalnız,başbaşa kalıcam,tamam mı..
kocası hep hayran bıraktırır bu konuda,rahattır,düşüncelidir..sen nasıl istersendir...
ilk kaçış nerdeyse 1 yıl sonra oldu. hamileliğin sonu,bebeğin ufaklığı,yaz sıcağı,kış ayazı diye diye..
oldu ocak ayı..
ege tanıştırıldı ege ile.
bak o da hayran kaldı.
körfezin kıvrımlarını uzun uzun izledi,denizin mavisini,arabaların geçişini,martıların süzülüşünü izledi.
keyif aldı,hiç ses çıkarmadı..
biliyordum..
o da gün gelecek,anne beni izmir'e götür diyecek..
o günleri sabırsızlıkla bekliyorum

Hiç yorum yok: