19 Ocak 2009 Pazartesi

hiç bir topuk tıkırtısı bu kadar davetkar çalamaz..

İzmir!İzmir' izzzzmiiiir..

kriz geldi.hem bana,hem kocama.gitcez diye tutturduk.

bizim çete yok,herbiri biyere dagılmış,emr'ninkiler de pazar gününe işleri var.

hava nasıl kötü,sağanak yağış..

biz ısrarla yola düştük.

işte izmir özlemi böyle bişey,insan tutamıyor kendini.

cuma akşamı varır varmaz,annemle gezilerimizi hatırlatan 8 no'lu otobüsün arkasında bulduk kendimizi.

güzelbahçede balık keyfi..

sabah karşıyakalı bir kahvaltı,yanında bahar havası olsun lütfen.

egoş'un üstüne fazla örtmeye gerek yok.. gözlükler gözde,herkes kendini sahile atmış keyfe..



heykelin karşı sokagından içeri girdin mi, sahil yolunun paralelinde,denizle aranda bir apartman olsun.

izmirin samimiyeti sokaklarda.kucakta bebeğe hemen laf atıp,kaynaşmaya çalışmalar.

küçük,sevimli bir ev,merdivenle çıkacaksın.ama mutlaka kapısında kedi resmi,içeridede çeşitli yerlerde pisi pisi silüetleri..burası tam onu yansıtıyor işte.küçük sıcak,samimi.

biliyorum,seneler sonra da gitsem bu eve kaldığım yerden muhabbet..

bol egoş,izmir,deniz,sahil,ev maması,anne kucağı,lise anısı dakikalar..

egoş'um yine düşünceli. annesi sohbet etsin diye zamanında akşam uykusu..ama foto çekilemedik.

gitmeden gözleri mahrur egosu fotograflarımıza fon yapmalar:)

kocamcıma yalvara yalvara gece yarısı ayrılabildim ancak.

arabanın camından el sallarken egoşla,bir izmir günü daha bitti diyordum içimden..

ertesi gün geç vakit,agora'ya gittik.

tabi ki de sahil yolundan..

egoş'a gösterildi 'bak burası sana adını veren deniz' o da sevdi,hayran hayran camın arkasından izledi..

ya çeteden bi eleman dahi görsem kar.

Sevo ve gürhan çıkageldi,köşeden döndüler. o da taze hamile..

ilk tanışma minikle,biraz mıncıklama,kahve keyfi..

maalesef tad damakta kaldı.

gönül buruk,ayrıldık oradan..

bu sayılmaz ki. ne yani izmir denmezki böyle bişeye..

sayılmaz yine isteriz bize ne..

Hiç yorum yok: