14 Temmuz 2009 Salı

14.ay beyaz koltuk...

of size şu fotografı yapayım diye ne kadar zorlanıyorum anlatamam..
bebemin içi içine sığmıyor,bir saniye koltukta sakin durmuyor.
gecen ayki fotograf biraz göz aldanması yaratmış,bacaklar uzuuun,vücut büyük gözükmüş.
orginal'ini gören şaşırıyor,bu kadar minikmi diye..
e daha bebem o,miniğim kuzum o..


neler mi yapıyor. ohoo..
yürüyüşlerde şeffaf direksiyon bırakıldı,uzmanlaşıldı,kendi etrafında dönmeler,geri geri gitmeler..ama hala yorgun anlarında düz yerde yürürken bile düşebiliyor her an tetikteyim..
yeme olaylarında sınırlandırma yok,rahat anneliğe devam.yemedi diye sendrom yapmıyorum,Allah ne verdiyse yediriyorum. ama sıcaklardan akşam yemeğinde zorlanıyoruz,meyve ve aperatiflere bakıyor,ana sıcağa geçemiyor.
akşam uykularımız güzel,saatler alındığından beri ileri kaydık biliyorsunuz. 10-10:30 arası göz kapaklarımız kapanıyor.yıldızlı rüyalar kurtarıcımız,bıkmadan usanmadan izliyor her gece. 10 dakikalık şarkıyı 2. çalışımda ortasına gelemeden uçuşa geçiyor.
çok kötü bir huyumuz vaaar; uyurken beni yanında istiyor,yakama yapışıyor,yön değiştirecekse önce el değiştirip,diğer elle yakamı tutuyor,sakın bırakmıyor.iyice sızınca resmen suçlu gibi sessiz sıvışıyorum oradan. bu iyi bir huy değil işte.
kendi bestelerimiz var,her söylediği heceden bir şarkı yapıyor.
ilk defa mırıldandığı şarkıysa 'miki miki dik kulaklı miki' .. uzun süre bunu ondan dinledim,'naa na na na naaa na na na naaa' bu bana tanıdık geliyor ama neydi diye.sonra babası söyledi miki'yi söylüyor diye.çocuğa dikte ede ede söylettim ya bravo bana.
her sözü tekrarlamaya çalışıyor,benzer heceler söylüyor,acayip güzel 'ender' diyor,zaten ona hayran biraz beraber kalsa enderce öğrenip gelecek.
ya ne biliyim hergün bişeyler oluyor sanki ama yazmaya gelince hatırlayamıyor insan..

Hiç yorum yok: