17 Aralık 2010 Cuma

kaç kere..

bir insan günde kaç kez ağlayabilir
gerçek göz yaşı olmalı..
bu kadar çok hüzünlendirecek konu nereden çıkıyor.(sütün kakaosunu ben koymadım,sifona ben basmadım,istediğim paltoyu giymedim-dikkat! ilk denemede gösterdiğim ceketi giymek istemiyor,ben gidip dolabına asıyorum "sen seç annecim" diyorum ve az once astığımı istiyor,maksat kendi istediği olsun..
gün içinde bir mızırdanma sesi ile yaşıyorum,sürekli bir inleme..anne sabrı burada başlıyor.
onu mutfak tezgahına oturtuğumda bi öpücük,gıgıdan..
ama mutlaka, her seferinde...
ya da tuvalette otururken (iğrençlik mi yoo) aferin öpücüğü,seni seviyorum öpücüğü,sen bir kuzusun öpücüğü..
bahane bol,isteyen bulur,maksat anı yakalamak,öyle istemediği zaman olmaz,hatta istek dışı yapıldı diye delirir.
mesela gece uykusu yan yana yatılır,iyigeceler öpücüğü. "en küçük ben öpücem" hayıır "en büyük ben öpücem. öpücük yağmuruna tutulur.
peki bir insan kaç kez teşekkür eder,süt için teşekkür, çizgifilm için teşekkür,sen bunun kibarlığını yer misin,yerim..
her gün yeni bir bağlaç öğrenilir,uysa da uymasa da cümlenin bir yerine iliştirilir.
bu aralar ÇÜNKÜmüz var. ya da "DÜN babamla foruma gitmiştik".. halbuki günlerdir evden dışarı çıkmıyor..
uyku geldiği kabul etmeyip,2 dakikada pes etme 3 saatlik öğle uykusu..
niye uğraştırırsın ki..vicdan azabı yaparsın.
Sevgi dolu büyüsün istiyorum,herkes ister deme..
o bana yansıtsın istiyorum.
Seni seviyorum diyen (ki yanlış biley yaptığında yüzümü farkeden,şirinlik yapıp Seni seviyorum anne diyen bir çocuk.)
özür dilemeli,özür dilemek ağzından zor çıkmamalı..
lütfen demeli.
rica etmeli.
ben bunları yazarken "kuklalarımı göremedim,bana gösterir misin?" diyen bir çocuk.
hep böyle kalabilir misin..
sevgimle pompalayabilir miyim seni..

Hiç yorum yok: