4 Ocak 2011 Salı

bebek-göbek başlıyooor


en büyük korkum.
Ege'me gösterdiğim özeni,yeni bebeğimize yapamamak.
ege'den fırsat bulamam diye korkuyorum. bi taraftan da o benim göbeğimi her açık görüşünde "kardeeeş" diye yumuşacık sevmesiyle eriyip bitiyorum.
şimdi ne olduğunu anlamasa da daha sonra arkadaşı mı düşmanı olacak görücez..
evet efendim "bu bir göbektir içinde de bebek" fotograflarımız başlıyor.
Ege'nin takma adı NOKTA-NO:6'ydı.
bu bebeğimiz NO:7 olsun.KESE'de diyebiliriz. çünkü ilk ultrason görüntümüzde kese'den ibaretti.
6.haftadayız.
gördüğünüz üzere bu sefer gayet hızlıyız.
yine zayıf başlamama rağmen,ayva göbek coktaan yerleşmeye hazırmıs gibi geldi yerini buldu.
baskaları daha bu zamanlar ay bende bir şişlik mi var,noluyorum diye hamilelik testine yeni yeni giderken,benim saat gibi işleyen vücudum yüzünden biz kaç haftadır sevincini yaşamaktayız.
hamilelik problemleri ne alemde ececim?
yok bişeycikim.(reiki reiki!)
aklıma ne geldi bu kadar reiki diyorum da bu konuda bir kitap okusam,haybeye sallıyorum:)
gecen hafta şu öğrendigim gün diyelim,bir bulanıktım,sadece 1 gün sürdü,ne iğrenç bir duyguymuş,sürekli ağzımda tükürük birikmesi,ıyy.
neyse ertesi gün kalmadı. ama bir gece de spazm geçirdim,ama nasıl zorladı beni iki büklüm dolaşıyorum,karnımın içinde bir gerilme, o da bir gece sürdü sadece.
şimdi bişeycikim kalmadı cok sükür.
yalnız bu sefer daha cabuk şişiyormusum gibi bi his var.emr bile farketti.
dur daha sen 6'dasın di mi. bi ağırdan al.
gecen 17.haftada yeni kıyafete geçmiştim.
bu sefer kesin o zamana dayanamıcam.
emr'nin cinsiyet kriteri; "sen yine güzelleşmeye başladın,kesin erkek". geçen sefer aldıgım iltifatların ardı arkası kesilmemişti hatırlarsanız.
ceviz-folik-balık takılıyorum. sabahları ege ile süt yarışımız var (hatta bunu "biz annemle süt içiyoruz" diye herkese anlatıyor)
onunla güzel bir kahvaltı yapıyoruz. bu sefer iş ortamında geçiştirme yemeklerle uğrasmıyorum,o bakımdan daha iyiyim.
meyve yemiyorum ya,çok kötüyüm. yemem lazım,üşeniyorum.
yine de kilo hazır gelmeye +1'im şimdiden.
kesin doktorumun hemşiresi basımın etini yicek,yesin alıştım:)
oy en büyük sorunum.
yorgunluk!
böyle bir rehavet çökkün üstüme.geçende misafir yanında uyumuşluğum vardı,bunda da o rekora doğru koşuyorum.
dün akşam 9,30u zor gördüm,bu sefer sabahı zor ediyorum.
6,30da ayaktayım. ters yaşamayı sevmiyorum.
başka neler vaar..
sanırım bu kadar.

Hiç yorum yok: