27 Ocak 2011 Perşembe

ege ve kardeşi..

ne zamandır yazıcam, biraz ege diyalogları biriksin diye bekliyorum.
sanırım yaşıtlarına göre 'kardeş' duygusunu daha çabuk kabullenen ve sevinen bir çocuk.
onunla oyunlar oynayacaksın dememiz mi onu mutlu ediyor.
ya da şu anda gözükmeyen bişeyi rekabet olarak algılayamıyor mu bilmem.
bir hata yaptım ve pişmanım;
portakal suyunu içmeyince 'iyi o zaman defne içsin' dedim ve içtim.çok ağladı 'defne kazandı ben kaybettim' diye.demek ki ne : rekabet yaratmak YOK!
doğunca birçok şey (özellikle karakter ) değişecek biliyorum.
bunu kabullendim.
şimdi en sevdiği sabah akşam karnımı açıp,onu öpmek,okşamak
-kardeşiim,ege'nin kardeşiii diye onunla konuşmak.
hatta geçen karnım gurulduyor,kendiyle konuştuğunu sandı. kardeşim benle konuştu diye bir sevinç.
araştırıp geliyor,pek oynamadığı maymun oyuncağını getirip karnımın üzerine koyuyor 'bu kardeşimin olsun' diye.şimdi buna duygulanılmaz mı ha?
sakız çiğnerken 'sen de çiğne istermisin' diye karnıma bağırıyor.
bir misafir gelsin,illa karnım açılcak,kardeşi gösterilcek. belki de bu hareketinin çevresi tarafından ne kadar hoşa gittiği ve takdir edildiğini bilmesi daha da yaptırtıyor olabilir. bilirsiniz bizimki biraz cin fikirlidir.
mesala geçen gün giyinmediği için kızdım. hemen kendini affettirmek için 'kardeşiim' diye konu değiştiriyor
annesinin vurucu noktasını öğrendi.
şu an çok seviyor,ama iş reele gelince ne olur bilmem.

ha bu arada çevremde hep şöyle bir dialog oluyor;
-ikinci geliyormuş,e hadi hayırlısı ikisi birlikte büyür gider (yüzde bir acıma,yanlışlıkla hamile kalmış edası)
'yok ben istedim' deme mecburiyeti
'ne deli misin' ifadesi.
komik..

Hiç yorum yok: