27 Mart 2011 Pazar

ege neler yapıyor..

blogda yaptıgım bazı hatalarımı yeni farkediyorum.
mesela hamileyken ya da ege büyürken anlattıklarımı ege ne kadar büyükken belirtmemişim.tarihten hesaplayabilirsin ama zor oluyor..
ve hamilelikte çok yazı yazmamışım(o zamanlar çok gibi gelmiş)
geçen hamilelik bu zamanlar ne durumdayım açıkça belirtmemişim..
madem ki bu blog benim unutmamam için,daha çok konuş ece..
ege 2 yaş,10 ay,2 haftalık.. dogumgunumuz geliyor.
kaç yaşındasın diyenlere '3 yaşındayım' diyor. ama parmaklarla işarette sorun var..babası yaptı,birkaç şekilde parmakla 3 yapmasını öğretti,şimdi bir 4 yapıyor,bir sıfır yapıyor. 3 ile 2 arasında gidiyor. 3'ün 3. parmağı zor kalkıyor,diğer eliyle parmaklarını yerleştirip öyle gösteriyor:)
en yakın arkadaşın kim sorusuna 'demir' diyor.
ama hala demir ile ender'in kanatlı buzz oyuncağı onun için sorun.
babasının daha pahalıya aldığı kumandalı buzz,diğerlerinde olmadığından kendince rağbet görmüyor 'ama benım buzz'ımun kanadı yoook' diye ağlayabiliyor. olmayana istek..
şu an her akşam Emr geldiğinde 'baba bana ne aldın' sorusu çıkıyor ağızdan.
ya da yemeğini bitirdiğinde 'bana ne süpriz vericeksin'
bunların cevapları her zaman olumlu olmuyor. süpriz olarak bazen çiçek şeklinde kabuğu soyulmuş bir muz bile olabiliyor,ilk önce gözlerde bir kıvılcım olmasa da yine de süprizim diye istekle yiyiyor.
kendi kendine oyun oynuyor artık. ya da arkadaşları geldiğinde odasında takılabiliyorlar.
bu çok iyi bir aşama tabi. benım onla ilgilenmem çok gerekmiyor. odasından uzun süredir oynamadığı bir oyuncağı getirip saatlerce evirip çevirerek inceleyebiliyor.
ama uzun süredir en sevdiğimiz oyuncak 'metre'.. sanırım bu babasının ev'imizin projesi için evde metre ile dolaştığı dönemden beri var. süerkli açıp bişeyleri ölçüyor 'bakayım anne kaç oldun' diyor.
sabırsızlıkla beklediği iki oyuncak var,sıra sıra dizdiğimiz oyuncak hikayeleri yetmedi ZURG ve MADENCİ isteniyor. bunları kardeşi gelirken getirecek. 5 ay içinde amerikadan getirtmeliyiz :)
bıcır bıcır konuşuyor,herşeyi ifade ediyor,çok güzl ve uzun cümleler kuruyor. alışveriş merkezinde asansörde konusurken bir teyze 'ne güzel konuşuyorsun,nereye gidiyorsun' dedi. 'annem bana ZÖRG alcak' kadın o kelimeyi duyunca afalladı,kötü birşey diyor sandı:)
o günlerde yeni bağlaç ögrenmişse hemen cümlede kullanacak
-ben gelene KADAR çizgifilm bitmiş.
-bu mu MESELA
-önce ben önce sen (sonra sen demek istiyor.)
-Şaka yaptııım
-oldu mu
ŞAKBA,KİPAK,YOSKA söyleyemediğimiz kelimeler.
pinokyo hikayesini çok seviyor,ender ona 'yalancı' diyince burnu uzayacak diye çok üzülüyor.
herkesin içinde bir karnımı açıp kardeşini gösterme merakı var,bu gayet yabancı kişiler için bile geçerli..
uyku düzenimiz; gündüzleri annem iki satır kitap okuyor,dönüp sırtını hemen uyuyormuş,ben de hala nazlar devam ettiği için,gündüz için bu yaştan sonra ayakta sallamaya alıştırdım. tersiz biz :)biraz kitap okurken (Dora'nın öğretici kitapları olabiliyor) ikinci kitabın başında uyumuş oluyor.3 saat kadar uyuyor, akşamları ise yanayana yatıyoruz,ben de zaten hamilelik yorgunluğu oluyor,onla beraber babamızın bize iyigeceler öpücügü vermesini bekliyoruz. mutlaka kardeşini de öpmesini istiyor.bana bir sarılıyor,bir öpüyor,sonra dönüp uyumaya başlıyoruz. yine de 22.30 uyumaya hazırlık,uyuma 23 ya da 23.30a varabiliyor.
akşam yemeğinden sonra 8-9 arası bir enerji patlaması yaşanıyor,anlamsızca evin içinden baştan başa koşturuyor.
yemek düzenimiz:Sabah uyanınca biberon (agzı suluk başlıklı) sütümüzü içiyoruz. o bir saat tok tutuyor sanırım. yumurtası rafadan,peynirli tost olabilir. yanında yeni hazırlanmış sütü,Süngerbob saatinde (10'da)yemeğe başlıyoruz. 45 dakika kadar sürüyor bu seramoni,yumurtanın sarısı 'bumm' diye patlatılıyor,zeytin,kurutulmuş domates aralara tıkıştırılıyor.sonunda ödül olarak cikolatalı ekmek ya da bal tüpü verilebiliyor.
öğle yemekleri yiyiyoruz artık,yemek seçmesine izin vermiyorum,'bu var annecim' diyorum.ya tıpış tıpış yogurtla falan yiyiyor,ya da reddedip sadece yoğur ekmek yiyiyor. yine de en çok sulu haşlama sebzeli et tarzı yemekleri seviyor.makarna tabi ki en sevdiği..
akşam yemekleri ailecek yapılıyor,herkes oturunca başlanıyor.ona özel yapmıyorum,yemezse zorlamıyorum. 'doydum annecim'i öğrettim,bunu söylediği anda (aç olduğunu bilsem de) yedirmeyi bırakıyorum kendimizce sözümüz var çünkü.kendisi yiyiyor,yine de ben takviye ediyorum kasıkla,ya da çatalını hazırlayıp önüne koyuyorum.
wc durumumuz: tuvalet adaptörü takıntılı değil allah'tan,her yerde kaka çiş yapabiliyor. tabi başka tuvaletlerde ben kollarında tutuyorum düşmesin diye. o sırada beni öpücüklere boğuyor.çişinin geldigini kabul etmiyor,sallana sallana gezmeyi tercih ediyor,son ana 'çiş' diye sert ve keskin bir sesle koşturuyoruz. ya da herkesin içinde 'ka ka' diyebiliyor.kitap okumuyor artık,yine de sabırsız hemen kalkmak istiyor,bana sen dışarı çık diyor,bitince haber veriyor.
kimbilir neleeer var daha anlatacağım simdi aklıma gelmeyen..
benım bebem cok büyümüs artık di mi.. vay beh:)

Hiç yorum yok: