26 Eylül 2011 Pazartesi

39!

yok kırk falan..
39'da da dışardayız.
aslında ege'nin okulu yüzünden iki haftadır hergün mutlaka dışardayız
dediler hadi bebeleri al sümerparka gidelim,büyük olan eğlensin.
cesaret..
uyandırdım uyuyanları,sürekli uyuyanı kucakladım.
bindim arabaya. biri kendi zıplıyor,oturuyor. biri bohça misali sarmalanmış,anakucağına yatırılmayı bekliyor.
düştük yollara.
küçük olan bebek arabasında mışıl,varlığını hissettirmiyor,büyük olan bir oraya bir buraya oyuncaklara koşuyor..
top havuzu köşesinde bir kuytuda emziriliniyor.
eski tabular kalktı. hele ki ikincide hiç utanma yok artık. nereyi bulursan orda mama saati.
ege kızlara emanet,ben kaçamak alışveriş.
dönüş yolu nasıl kendime güven.
daha benzinciye uğrucam" ben kendim giderim."
gördüm günümü.
akşam uyku saati gelmiş beyfendinin,gözüne de sokak lambalarının ışığı geliyormuş,bir feryat figan. yolları inleterek gidiyoruz.
tam da alt geçitlerden geçiyoruz ki duracak yer yok.
ege'ye diyorum;kardeşinin emziğini ver
'yapamam ki emniyet kemerim bağlı.'
doğru ya kardeşine yandan yandan dokunmasın diye ilk işim kemeri takmak oluyor hep.
ama içim gitti o ağlarken,ne işim var yollarda dedirtti.
sonra da sesi kısıldı.
tüm gece alçak tondan mırıldandı garibim

vicdaaan!!

Hiç yorum yok: