17 Eylül 2011 Cumartesi

BÖLÜM 2

Nihayet ..
sabırsızlanmıssınız duyduğuma göre..
"doğurdum doğurcam az kaldı" hikayemi anlatmaya devam ediyorum o zaman:)bakın baştan söyleyeyim,sonra okudum,içim fena oldu,ay vazgeçtim falan demek yok.ona göre..

arkadaşların evindeydik en son..orada herkesi heyecanladırdığımız için bi bakıma kovulmuştuk..
ege , bebeğin geldiğini anladı mı,bir olgunluk geldi çocuğuma. tam oyunun ortasında ,arkadaşından ayrılmasına bile kızmadı. tamam deyip elimizi tutup arabaya bindi.
yol boyunca anlattım.
anlattıkca anlıyor cocuklar,ben buna inanıyorum. yaşı küçük demiceksin,anlatacaksın.
-kardeşin artık gelmek istiyormuş,biz doktorun yanına gidicez,kardeşini alıp gelicez..seni ceylan'ın yanına bırakalım,sen biraz oyun oyna,sonra baban seni alacak,beni ve kardeşini görmen için yanıma getirecek. tamam mı?
-tamaaam..
olgun çocuğum benim.
coğu zaman annemlere bile bırakırken ağlama krizlerine giren çocuk,Aynur ablamların kapısında beni öptü ve el sallayarak içeri girdi.
saat gece 11 gibi hastanedeyiz..
ben daha kapıdan girerken süslemeler başlıyor,yataga yatmadan bitmiş oluyor.
seçil yolda,hızla geliyor.
daha kapıdan girerken başlıyor çekime.. ve önemli anlarda tekrar tekrar açılıyor kamera.
bir ara hemşire poş açacak,yine Seçil kamerayı aldı eline,ebe 'bunu da mı çekceksiniz' diye şaşırdı.
acı dolu sahneler,muhabbetler,yatıştırıcı sohbetler,inlemeler,yüz mimikleri...hepsi kayıtta.
doktorla telefondan konuşuyor hemşireler,arada bir odaya geliyorlar,bi yoklayıp!!! gidiyorlar..
zaten doktor gelene kadar herşey iyi.
odamız bir alem.
anneler,abim-özge,beyhan-emrah ve ortalarda gezinen emre.
babalar da vardı ilk başta,baktılar zaman geçiyor bende değişme yok eve uyumaya gittiler,kulakları telefondan gelecek haberde..
özge yatıştırcı bir sakinlikte,beyhan ise heyecanlı ve korkak.. bu kadar korkuya rağmen herşeyi görmek istiyor ve soruyor,arada bi onun dışarı çıkmasını istiyorlar,doğum yapmamış birini kokutmamak gerek..ama dinlemiyor.
seçil kendi doğum anılarını hatırlatarak,bunu da geçip gideceği telkininde.
annemse konuyu değiştirmek için bambaşka sohbetler içinde.
telefonlar susmuyor,heralde gecenin bu saatinde hiç bu kadar tlf görüşmesi yapmamışlardır.
bir ara sancılar arası emre telefonunda salça fotografı gösteriyor.
Gül'ü uyku tutmamış,salça karıştırıyor:)
televizyonda seyretcek,zaman geçircek bişeyler aranıyor..
gecenin 2sinde Vedat Milor yine yemek peşinde,yediği testi kebabının tarifini izliyoruz,ben hayal meyal görüyorum zaten. ama odada hareretli bir tartışma;
-sarmısakları en üste koymalıydı
-yok yok domatesleri araya koyunca iyi oluyor
-eti ne zaman koydu o
benim umrumda değil ama herkes kafayı testi kebabı ile bozmuş ya da o heyecanın saçmalamaları.
ve saat 3!!
işte doktorum,nur yüzü ve beyaz gömlek,salaş kıyafetiyle gözüktü..
bir lafı ile bir iğne.
işte başlyor suni sancı. hızlandırıyor mu ne..
acı artıyor,bağırmalar çoğalıyor.
ne iyidim halbuki o ana kadar ben.. sızım sızım sessizce ve katlanılabilir acım ile saatlerdir yatıyrodum ne güzel.
doktor " böyle yatmakla olmaz,ayağa kalkıp gezelim,doğum hızlansın" dedi..
kötü anlar başlyor,özgenin eli morartılasıya sıkılıyor.
arada emre çağırılıyor,ona senin suçun manasında nefretle bakılıyor.
evet o bir saat geçmiyor..o kadar uzun ki 'bu gece biter mi ?' diye düşündürüyor.
her gelen hemşireye yalvarıyorum 'beni doğumhaneye götürün' diye.
çünkü biliyorum oraya gidince gerisi kolay ve kurtulucam hemen.
vee son vuruş. saat 03:45
seçil'e bağırıyorum; 'çıkcak buu'
seçil'in sakinliğine ne demeli;bırak çıksın..
önceki doğumun tersine bu sefer sedye ile gidiyorum. biliyorsunuz ege'de zorla yürütmüştü beni hemşire:)
sesimle koridoru inletmişim,anneler benim için üzülmüşler,fena olmuşlar.
ha tabiki ritüelim son direnişlerde yine vazgeçmişim doğum yapmaktan :) sezeryan olsun demişim,epidural istemişim,iş işten geçmiş tabi..
nihayet kurtuluşum o güzel yerdeyim. doğumhaneyi seviyorum ben :)
doktorumsa kasap önlüğü  ve kot pantalonu ile karşımda.
seçil'i almıyorlar önce içeri,o kapı önünde bekleşenlerle röportajda..
sonra benim isteğimle giriyor içeri,ama doktor gıcık 'ama bu tarafı çekmemen gerek'
sonrasını çekimlerden izliyorum zaten,aklımda kalanlar biraz hayal nede olsa
Seçil'im ilk doğum kameramanlığı olsa da gayet başarılı,seksi ve izlenmeyecek görüntüler yok.yine de evliliğimiz devamlılığı için:) emre'ye izletmedim ama..o kadar mahremiyet kalsın.
emre bebeği , odadan hemşire kucağında çıkan minik güzellik olarak bilsin :)
git gide uzmanlaşıyorum. bu sefer 2 avaz da doğum yaptım.
boş boş bağırmanın enerji kaybı olduğunu bilip sessizce ıkındım.
beklemelerde bilinçliydim ve doktorumun işaretini bekledim.
bir minik kuş dünyaya geldi ve kucağıma verildi,kokladım,duygusal anlar yaşandı.
bu sefer ilk ben öptüm bebeğimi..
bu güzellik için 100 kez doğurulur sanki.
hormon patlaması yaşadım anne olarak.
o dediğim lafları anında geri aldım.
hele ki dogumhaneden ebe'min gazı ile yürüyerek çıktım ya..
YAŞASIN NORMAL DOĞUM!

Hiç yorum yok: