20 Eylül 2011 Salı

kırk küp,kırkının da kulpu kırık..

gidiyorum.
40 olmadan kırk çıkartmaya..
ne zor arkadaş,bitmiyor,geçmiyor günler.
dilimi tutucam,gelenekleri severim derim hep ya,en sıkıcısı bu olsa gerek.
ege'ninkinde edebimle,biraz da edepsiz,biraz lohusa sendromlu,biraz kaynana kavgalı,zorlana zorlana oturdum evimde..
bunda yok,ı ıhh.
sıcakta doğan bebek,bol havadar mekanlarda büyümeye mahkumduuur!! işte o kadar..
zaten doğdu sıcağın kaynadığı günlerde..
sadece ilk gün hastane çıkışı takımlarını giydirdik. sonra ben bir baktım,kırmızı kırmızı benekler vücutta.
soydum,serinlettim ve tek body'li sisteme geçtik.
bebeğimiz miniciik,çoraplar bile büyük geliyor,ayakta durmuyor.penye patik giydirdim,onlarda çizme gibi oldu zaten. Çizmeli kedi dedim ben de ona..
3.gün falan. misafirler akşam geliyor ve bahçede ağırlanıyor.
onlara buyrun gelin hamam'a bebek bakmaya diyemedim.
michael jackson'ın bebeğini camdan salladığı gibi de göstermek olmaz.
sardım sarmaladım,Turgutlar laf etmesin diye yüzünü bile örttüm.
annemlerin bahçe merdiveninden bir inişim var,şehzade geliyor sanki..
turgutlar telaşlı; 'amman çıkarmasaydın keşke'ler..
10 günlükken artık yeter deyip gündüz misafirlerini bahçede karşılamaya başladık.tabi bu havayla temaslar yarım saatleri geçmedi hiç.
bayramda yani 15 günlükken ilk ev gezmesini yaptık;akşam yemeğine Neşide yengemin döktürdüklerini kaçırmak istemedim,hem yediğim kebaplar süt olur dedim,bahane ettim.
ondan evvel bir ev kaçamağımız daha var ama o saylanmaz.. güneşlendiriken Deniz'i,yan bahçeye geçiverdim. bi seferinde Aynur'a,bir seferinde Firdevs'e..
20 günlük.. yarıladık bahanesi.. Arzu ablalara gittik. hemde 2 çocuğumla..
ikisi de öğle uykusuna yattılar ben de çay keyfi yaptım..herşey güzelllik gözüküyor di mi.. şimdiye kadar bebek bakıcımla beraberim de ondan..evden çıkmalarımız bir seramoni halbuki.. :)
annemlerde bizim eve 11 Eylül itibariyle göç ettik.22 Haziran'dan beri istila ettiğimiz evden 'home sweet home' diyeret hasretle kaçtık.
Emr'nin doğumgünü hediyesi bahanesi tam 30.günümüzde 2 çocuk ve anası alışverişmerkezine gitme girişimiz yarı başarıyla sonuçlandı.
bebek arabasız yaşayamayan ege, yerinin bir minik tarafından hunharca kapılmasını gözyumamadı.ağlama krizi ve arabadan inmiycem bağrışları sırasında yanıma parketmek isteyen araba sahibi sinirle refüze edildi.
bebek arkada,ege önde ,iç huzursuz biçimde bebek arabasına yerleştirildi.
içerde bekleyen gaye ve özge ile acele buluşuldu,ege özge'ye postalandı,bebe ve iki arkadaş çılgınlar gibi alışveriş keyfi yaptı.çıkışta kardeşler buluşmasında uykusu gelen ege yine saçmaladı.arkadaşlardan beni arabaya kadar götürün ricası yapıldı,sagsalım arabaya ulaşıldı,bana acıyan gözlerle beni uğurladılar.
demek ki neymiş bu kadar bebe ile sen kime ne ispatlamaya çalışıyorsun,ne acelen..
evet geldik bugüne.. artık kendimizi hergün yollara atıyoruz. okullu olan abiyi öğle yemeğinden sonra almaya gidiyoruz.
öğrencilerin bir iki mıncıklaması sonrası ben gitmek istemiyorum haykırışlarına rağmen arabamıza biniyoruz.
şurda kaldı 7 günümüz.
onu da mecburi çıkışlar harici atlatırsak sonra kimse tutamıcak bizi..

Hiç yorum yok: