21 Eylül 2011 Çarşamba

şimdi okul zamanı

yazmak için bir iki gün alışmasını beklemek istedim.
benim "büyük laf" söylemelerim çok meşhurdur.öyle havadan havadan konuşurum,sonra şıp diye yapışır,bulur beni.
dedim ki;bebek olsun,ege ile 6 ay geçirsin,ege'de dört yaşına gelir,o zaman yarım gün okula gitmeye başlar.
ben o zamana kadar,tırlatmaya az kalmış,kreş havasındaki evimde nasıl geçirceksem günlerimi..
Deniz'imiz geldi,3 gün sonra bende u dönüş;hımm okullar ne zaman açılıyordu?!?
1ayımızı geçirmişken,okul tam zamanına denk geldi.
ne ege dışlanmış hissetti,ne biz kovar gibi olduk.
kardeşine alıştı ve büyük adam edasıyla 'ben okula gidiyorum Deniz' diyip el sallayarak gitti.
önceki pazar günü sabah 'hayır okula gitmiycem'ler..
akşama kadar benim pohpohlanan cümlelerimle 'okula gitmek istiyoruuuum' ağlamalarına dönüştü..
uyumak istemiyor mu,okula gitmeyelim o zaman..
-hayııır okula gidicem beeen!
anlattım,okulu anlatım,arkadaşlarını,oyunları.. dinledi dinledi ve sevdi.
heyecanlandı.
sabah babası ile gitti,bana öpücükler atıp,el sallarken benim gözler çoktan ağlamaklıydı.
orada ilk önce babasının eline bir yapışmış,sonra bakmış etrafta tanıdıklar,babaanne,beyhan. sonra emre ile nöbet değişimi için annem de gitti oraya. istiklal marşında kıpırdamadan beklemiş.
sonra çok nüfüslu!! sınıfına gitmiş. deli gibi yemiş imiş,tüm nazı banaymış,hayvanat bahçesi,parklar derken canı çıkmış. eve geldiğinde anında uyku;4 saat..o da zorla uyandırdım.
dün yine baba ile,bu sefer kapıdan bırakılmış..öğleyin Deniz ile almaya gittiğimizde yüzümüze bakılmıyor,biraz daha kalmak istiyor. arkadaşı Eren'i çok sevmiş,ayrılmak istemiyor. öğle yemeğinde fasulyeyi görünce 'ben fasulyeyi cok severim'' çığlıkları. başımıza taş yağcak:)
bu sabah servisle gidicek,beni yine stres sardı. biner mi,bana da benle gel diye tutturur mu?
akşamdan başladım anlatmaya;büyük araba,içinde arkadaşların var,servis demek okula giden araba demek. baktım akşam babasına 'ben servise binicem baba' demeye başlamış.
sabah sabırla kaldırımda 20 dakika falan bekledi servisini.
araba gelince tanımadığı kadının elinden tutp,oturdu koltuğa ve el sallayıp gitti.
allahım,çok diledim; bana 2 çocuk sabrını ver diye.
biri bebekse biri de büyüyor çok şükür.
servisten inince koşa koşa öğretmenin yanına gitmiş ve 'ben servisle geldim' demiş.
öğretmenler çok gülmüş,sanki hep servise binermiş gibi diyor:)
şimdilik gidişat iyi,umarım hep böyle devam eder.
faydalar;akşam yemeklerimiz,öğretmenimizin pencereden izleyen kuşu sayesinde kolaylaştı.
öğle uykularımız 4 saate çıktı.
akşam da 10,30 gibi yatmış oluyor.
odasındaki koltukda 5-10 dakika bekliyorum,sonra ben gidiyorum diyorum,o kendisi uyuyor.
okulda kesinlikle kendisi yiyiyor ve çok yiyiyormuş.ama evde benim yedirmemi istiyor.
birşey yaptırtamadığımda 'okula gidemeyiz,büyüyemedik,bizi almazlar' lafı yetiyor.
bundan sonra 20yaşına kadar okuldan bıkacak olsa da,şu an onun için harika bir yer.
ne güzel:)

Hiç yorum yok: