25 Kasım 2011 Cuma

anayım ben ana,sen ne diyosuun!!

yavruuum sen bu hallere de mi gelcektin.
şuncacık yaşında almışın kucağına bebelerini.
ben seni bu günler için mi okudum,büyüttüm.
valla öyle oldu.
içimden analık içgüdüsü fışkırdı. benim bile haberim yoktu bu kadar çocuk sevgimden. nasıl değiştim.
nerde o idealist ece nerdeee.
şu yanda babamızın yolunu bekliyoruz.
sanırım Deniz'in 'gelenler saati'
ege illa el tutucak. görüyorsunuz ,hani ben size anlatıyorum ya işte aynı böyle oluyor.o boş görülen el hemen tutuluyor.
ege ile oyun oynuyoruz,kırmızı arabayı bul falan,deniz'de ışıkları izliyor tabi.

şu yandakinde de amerikan mom oldum ben.
hani seçil anlatmıştı ya orada herkes yaş farkı kaç olmalı demeden pıtır pıtır doğuruyormuş,hepsiyle de aynı anda ilgileniyormuş.
işte onun örneği.
Deniz'i pışpışlarken Ege'ye kitap okuyorum.
rol değil gerçek ha..buna benzer sahneler gün içinde çok fazla tekrarlanıyor.
deniz'i agu latırken  Ege'ye yemek yediriyorum mesela
yaaa sizin arkadaşınız böööle süper hüper züper yetenekli işte :)

Hiç yorum yok: