28 Ekim 2011 Cuma

2. ay

evet biraz geriden geliyoruz.
istiyorum ki tam o gün çekeyim fotografı..olmuyor bir işler çıkıyor.
işte uyku oyuncağı ve DENİZ..
ya bu oyuncak yanına pek yakışıyor be datlum.
tipitopu da sana çok benziyor.
daha oturmaya izin yok biliyorsunuz,hafif kaykık,saniyelik bir pozisyon.
yavas yavas uyku oyuncağını da sevdirmeye başladım. akşamları zorla kolunu onun üzerine koyduruyorum,sarılmış gibi gözüküyor..
ne alemde miyiz?iyiyiz. hani biraz fazla mızrdak mı acaba diyorduk ya.
gitgide azaldı,ya da ben anladım hallerini.
evet uykusu geldiğinde mızırdanıyor,uyuyamadıysa çıldırıyor,o an gözü hiç bişey görmüyor. hele ki ben derdini anlamayıp emzirmeye falan çalıştıysam,resmen mememe doğru ağzını aça aça çığlık atıyor:)
abisine hayran.
beni ve egeyi çook uzaktan bile tanıyor ve kafasını çeviriyor.
dönencesini seyretmeye başladı,oradaki yıldızlarla konuşuyor.
sabahları 6da uyanıyor,ben bir saat daha mücadele ediyorum,resmen kendime işkence ederek,onun yari konuşma yarı mızırdanma sesleri içinde uyumaya çalışıyorum(yok yok ağlatmıyorum)sonra kalkıyoruz,alahım bir neşe,yüzüne baksam da gülüverse diye bekliyor. baya bir aguladıktan sonra bir sinir nöbeti,uyumak istiyormuş.
kemen koltukaltı pozisyonu,ama kısacık.sonra baba yanındaki yastığa yatırılış. çünkü ege'nin hazırlanma ve servise yetişme saati. biz koştururken o uykuya geçiyor.
ben ege'yi servise bırakıyorum,o sırada baba turgut ile bebek turgut huzur içinde uyuyor oluyor.
sonra uyanıyor ve gün içinde hareketli saatler başlıyor.
abisini almaya gittiğimiz 13.30-14 sıralarında bir uyku geliyor.yani okulu hiç gözü açık görmedi desem olucak. hep bohça gibi kucağımda ege^yi almaya gidiyorum.akşam uykusunu anlatmıştım zaten. işte deniz'im böyle bir gün geçiriyor.
sen de hızlı büyüyorsun,bak 2 ay oldu bile..

Hiç yorum yok: