14 Ocak 2014 Salı

Hayata yeni bir adım daha..

Bu blogda uzun süredir hayatımın küçük noktalarının büyüyüşlerini anlattım.
şimdi döndüm dolaştım.. yeni bir dönüm noktasına daha geldim.
uzun süredir boşluyordum blogumu kabul ediyorum. şimdi geri dönüş zamanı. açıkçası paslanmışım yazmayalı bir tutukluk var.
hımm nasıl başlasak...
günlerden Cuma..
ayın 3'ü
yılbaşını henüz atlatmışız.
park bahçeler müdürlüğünü uzun süredir taciz ediyordum. yok ziyaret yok geçerken uğradım bahaneleri ile geçen sene baya kendimi göstermiştim.
taa 2003 yazında tanıştım bu kadroyla.meslek hayatında ilk Ediz  Bey ve Mert Bey'i tanıdım peyzaj mimarı olarak.
ve şimdi gururla söylüyorum ki bugün onlarla aynı ofiste çalışıyorum.
bu aşamaya gelmem için meslek hayatımda 10 seneyi devirip,kamuda çalışanlara burun kıvırdığım o toy dönemlerimi bayaa bir arkamda bırakmam gerekiyormuş.napalım.geç olsun da güç olmasın :)
Park bahçeler müdürü ile görüşmelerimizde beni geçiştirirmek için yılbaşından sonra gel demişti.
ben de inandım hemen damladım o gün..
Sagolsun Ediz bey randevulaşmam konusunda baya telefon trafiği yaptı benim için. hakkını ödeyemem. (alt kadro ile çok iyi tanıştığım için hepsi onlarla çalışmamı destekliyorlardı) mesai saatinin bitimine doğru anca görüşebildim.
toplantı olumluydu. yine kendimi anlattım.neden burada çalışmak istediğimden bahsettim. özel sektörden neden vazgeçtiğimi sordu. en önem verdiğimin mesai saatleri oldugu doğruydu (ben 'memurus' olmak istiyordum) kadın çalışan olunca hayatında iki dönemde idealleri yıkıyorsun. biri evlenince,ikincisi çocugun olunca.
artık çalışıp yükselmek değil , çocuklarıma  ayırdığım zamandan arta kalan sürede iş kadını olmak istiyordum.
(evet bu benim için böyle. ben anaç bir insanmışım.)
ayrıca özel sektörde sürekli mesleğinin anlatmak,kendini tanıtmak,hakettiğin  parayı dilenir gibi istemek artık canımı sıkmaya başlamıştı.
neyse velhasıl kelam Lale hanım (kendisi yeni müdürüm olur) şöyle bir yanıt verdi;
seni taşeron firma ile işe başlatalım,aynı bizim kadromuzda gibi çalış,işte başarılı olursan kadro alımı sırasında 'ben bu çalışandan memnunum' diye seni öne sürerim. malum partisel torpilimiz yok. ve hatta ters torpilimiz var. bu işte kadro alımı olacağı sırada torpiller havada uçarken ben bileğimin hakkıyla yerime orutmuş olucam (umarım)
ben Lale Hanım'ın yanından boynum bükük içimde hafif bir umutla çıktım. gittim Ediz bey'in yanına.
-Ediz bey,kimbilir bir hafta mı,bir ay mı ne zaman taşeronla görüşüp bana dönecek.. dedim
Ediz bey;
ben Lale Hanımı tanıyorsam bu iş olmuştur dedi.
inanamadım..  saat sonra akşam vakti telefonum çaldı ; pazartesi Alsancak Firması ile görüşmeye git dedi.
yuppi.
ama ben hala inanmıyorum. daha görüşücem de bakalaım ne dicek de...
Emre tamam alındın sen işe diyor ben yok canım diyorum.
Pazar akşamı uyuyamadım stresten.
pazartesi sabah damladım Taşeron firmanın kapısına..
Mürsel Bey beni görünce ; sizi bekliyorduk,hazırlayacağınız evraklar şunlar diye elime listeyi tutuşturdu.
meğerse ben gerçekten işe alınmışım :)
bu firma aracı sadece esas karar Lale Hanım'da..
ben yine de şartları bir konuştum. Mürsel Bey bana anlatma Lale Hanım senin müdürün demez mi.
tam istediğim şey. Geldim İncilipınar'a Mert bey'in yan masasına oturdum :)
salı evrak hazırladım,bu fotograf  da banka da hesap açmak için sıramı beklerken. o bekleme nasıl uzun geldi anlatamam. sürekli sorguladım kendimi doğru mu yapıyorum. doğru yolda mıyım diye?akşamüstü teslim ettim evrakları,yarın başla dediler.
ben mesai saati dedikçe benimle dalga geçmek için  sabah 6,30 da burda ol akşam 8'e dogru da çıkarsın diyorlar :))
yani o kadar hızlı ve apar topar gelişti ki olaylar.
o gün bugündür buradayım. bol bol yeni alanları geziyorum,inşaatları kontrol ediyorum. biraz pişince projeler de başlıyacak.

Hiç yorum yok: